Çin merkezli alışveriş platformu Temu, Avrupa Birliği’nden şimdiye kadarki en sert yaptırımlardan biriyle karşı karşıya kaldı. Avrupa Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, şirketin Dijital Hizmetler Yasası’na (DSA) aykırı hareket ettiği belirtilirken tam 200 milyon euro para cezası kesildiği duyuruldu.
Avrupa Birliği’ne göre Temu’nun en büyük problemi, platformda satılan yasa dışı ve güvensiz ürünlerle ilgili riskleri yeterince analiz etmemesi oldu. Özellikle Avrupa’daki kullanıcıların tehlikeli ürünlerle karşılaşma ihtimalinin “çok yüksek” olduğu vurgulandı.
Avrupa Birliği’nin Testlerinde Tehlikeli Ürünler Ortaya Çıktı
Komisyon tarafından yürütülen gizli müşteri testlerinde bazı şarj cihazlarının temel güvenlik standartlarını karşılamadığı görüldü. Bunun yanında bazı oyuncaklarda ise çocuk sağlığını tehdit edebilecek seviyede kimyasal maddeler ve boğulma riski oluşturabilecek parçalar tespit edildi.
AB yetkilileri ayrıca Temu’nun öneri algoritmaları ve influencer destekli ürün tanıtımlarının da yasa dışı ürünlerin yayılmasını hızlandırabileceğini düşünüyor. Şirketin bu konuda yeterince detaylı bir risk analizi yapmadığı ifade edildi.
Temu’nun hazırladığı 2024 risk değerlendirme raporunun da platforma özel veriler yerine genel e-ticaret sektörü bilgilerine dayandığı belirtildi. Avrupa Komisyonu’na göre bu durum, gerçek risk seviyesinin ciddi şekilde hafife alınmasına yol açtı.
Temu İçin Kritik Tarih: 28 Ağustos 2026
Avrupa Komisyonu, Temu’ya eksiklerini gidermesi için de süre verdi. Şirketin, 28 Ağustos 2026 tarihine kadar detaylı bir aksiyon planı hazırlayıp sunması gerekiyor. Bu planda; yasa dışı ürünlerin nasıl engelleneceği, risk analizlerinin nasıl geliştirileceği ve kullanıcı güvenliğinin nasıl artırılacağı yer alacak.
Eğer Temu, Avrupa Birliği’nin taleplerini yerine getirmezse süreç çok daha ağır yaptırımlarla devam edebilir. Komisyon, ek para cezaları ve günlük yaptırımların da masada olduğunu belirtti.
Konuyla ilgili açıklama yapan Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen ise oldukça sert ifadeler kullandı. Virkkunen, risk değerlendirmelerinin sadece prosedür gereği yapılan “kâğıt üstü işlemler” olmadığını ve Temu’nun kullanıcıları gerçek riskler konusunda yeterince koruyamadığını söyledi.